Ziyeretçi Defteri

- 13 Eylül 2009 -

fazilet divan

Birkaç kez gittiğim Erguvanlı Ev’de bu defa ilkbaharı yaşama fırsatını bulduk. Kaz dağlarında yaşamak, Erguvanlı Ev’de kalmak bir ayrıcalık.Güler yüzleriniz, konukseverliğiniz, güzel yemekleriniz ve herşey için Güler hanım, Cengiz, Sakine ve Ayten teyzeye tesekkür ederiz, en kısa zamanda görüşmek ümidiyle, Fazilet Divan

- 25 Ağustos 2009 -

Hilal Yıldız

Güler yüzlü Güler ablamıza ve Cengiz abimize selamlar, arkadaşlarımın tavsiyesiyle gittiğimiz mükemmel atmasfere sahip Erguvanlı Ev’den çok ama çok mutlu ayrıldık.Bizleri evimizde gibi hissettirdikleri ,misafirperverlikleri,mükemmel yemekleri için çokkk teşekkürler. Eşim Fatih beyin et yemeklerinden uzak kalması sağlığı açısından beni mutlu etti doğrusu Tekrar görüşmek dileğiyle sağlıkla kalın. Hilal YILDIZ

- 14 Temmuz 2009 -

Murat Lakay

CENNETTEN BİR KÖŞE…. İnternetten Kaz dağlarını araştırırken buldum Erguvanlı Evi. Yazdığım emaile güzel bir cevap geldi hemen, tüm istediğim bilgilerle birlikte. Birkaç kez yazdığım mesajlara da aynı ciddiyet ve sıcaklıkla cevaplar aldım. Küçükkuyu’da sabah 08:30’da Kamil Koç’tan inip bir taksiye bindim ve birkaç dakika sonra dağın eteklerindeki yemyeşil bir köy olan Yeşilyurt’un içinden geçip, çam ağaçlarının çevrelediği Erguvanlı Ev’e ulaştım. Alt bahçesinde hamakları ve sedirleri olan, önünde yeşil çim kaplı iki geniş teraslı, tertemiz, bakımlı ve çok şirin bir evdi bu. Daha önce email gönderdiğim, yüzünden gülümsemesi hiç eksik olmayan Güler hanım karşıladı beni. Ormana bakan küçük ama şirin odama yerleşip hemen kahvaltıya indim. Benim gibi kahvaltıya düşkün birini bile heyecanlandıran bir masa karşıladı beni. İlk defa yiyeceğim kekik reçeli dahil 4 çeşit reçel,peynir çeşitleri, tadını unuttuğum gerçek domatesler, menemen, gözleme, siyah ve yeşil zeytinler, harika ötesi bir sızma z

- 09 Temmuz 2009 -

Emine TİK SÜRER

Arkadaş tavsiyesi ile gittik Erguvanlı Ev’e, 4 gece kaldık, umduğumuz birşey yoktu, diğer otellerde nasıl ise burada da öyledir dedik. Fakat yanılmıştık, ilk girişte Güler Hnm.ın güler yüzü ile ve de isimlerimizle karşılanmak şaşırttı bizi ve her geçen gün şaşırmaya da devam ettik. Ben iddia ediyorum Türkiye de böyle bir yer olamaz. Erguvanlı Ev otel değil evimiz gibiydi,çalışanlar o kadar sıcak ve içtendi kii biz orada müşteri olduğumuzu hiç hissetmedik. 5 yaşındaki kızım bile eve gitmeyelim hep burada kalalım deyip durdu…Yemekler ve kahvaltı süperdi, herşey doğal ve sağlıklı. Bir işletmeci müşterilerini ancak bu kadar düşenebilirdi, ötesi olamazdı… Teşekkürler Güler Hnm. herşey için. Sizleri çok sevdik. Cengiz Bey ve Ayten Teyzeye selamlar…

- 13 Haziran 2009 -

Ayla Caner

Doğa harikaydı. Süper derecede sakin ve huzurlu bir ortam. Mimarisi özenle hazırlanmış ve harika bir oturumu var. Gözün alabildiğine orman ve ilerde deniz size gülümsüyor.BİR TATLI HUZUR… Bir cumartesi sabahı vardık erguvanlı eve, uzaktan gelmiştik ve yorgunduk. İlk olarak Cengiz bey ile karşılaştık, sonra Güler hanımla. Zaten rezervasyon sırasında her ikisi ile de yeterince konuştuğumuz için yabancılık çekmeyeceğimizi düşünüyorduk. Ama her ikisinin de sıcaklığı öyle sardı ki bizi, sanki kırk yıllık tanışıyoruz da evimizin rahatlığında bir zaman geçireceğiz. Şirin bahçedeki ahşap masaya oturduk ve erken saat olmasına rağmen eskilerin deyimiyle nevi şahsına münhasır(kendine özgü) muhteşem kahvaltılarından hazırladılar. Yol yorgunuyuz diye bizi bekletmemişlerdi. Kahvaltı öncesi ve sonrasında böceklerin ötüşmeleri çekti en çok dikkatimizi. Biz bunlar hep ötecekler mi diye düşünürken akşam saatlerinde sustuklarını şaşırarak gördük. Ne zaman sesleneceklerini doğalarıyla biliyorlardı. Hani

- 29 Mayıs 2009 -

şükran şahin

Sevgili Erguvanlı Ev 4 gün sizlerle olmaktan büyük keyif aldım.Enerjinize hayran kaldım.Tekrar gelecegim kabul ederseniz.Sizleri özleyecegim ve erguvanlı evin konumunu ve kendisini

- 20 Mayıs 2009 -

Pınar & Egemen ERDEM

Sevgili Güler hanım, oluşturduğunuz atmosfer, gösterdiğiniz titiz misafirperverlik ve muhteşem yemekleriniz kahvaltılarınız ile Erguvanlı Ev’de geçirdiğimiz dört gün bizim için en güzel tatil anılarımızdan birini oluşturdu. En kısa zamanda tekrar geleceğiz, herşey için çok teşekkürler…

- 22 Eylül 2008 -

Burcu Canıtez Okur

Bu sene her tatilimizde gittiğimiz ve kalitesinden memnun olduğumuz Antalya’daki otele gitmemeye, ezber bozmaya ve sadece 'ayağımızın bizi götürdüğü yere' gitme kararı alarak iki haftalık tatilimize çıktık. Planımız Ankara’dan başlayıp Bursa- Çanakkale üzerinden Kaz Dağları’na gitmek orada bir gece kalıp gidebildiğimiz kadar güneye inmek, zamanımızın yettiği sürece Ege’yi görmekti.Kaz Dağları’ndaki Yeşilyurt Köyü’ne vardığımızda nerede kalabileceğimize dair hiçbir fikrimiz yoktu. Biz de ayağımız bizi nasılsa kalacağımız yere götürür diye düşündük ve en yukarıdan başlayıp sırayla tüm tesisleri gezdik. Erguvanlı Ev’e geldiğimizde Sevgili Güler Hanım bize evi gezdirdi (başka hiçbir tesis içeriyi gezdirmemişti) ve o güler yüzüyle bize bir içecek ikram etti. Daha gezecek oteller vardı ve teşekkür edip ayrıldık. Bir iki dakika yürüdükten sonra birbirimize bakıp aynı anda 'Hadi geri dönelim, burası orası' dedik ve giriş yaptık. Öyle güzel bir odamız oldu ki orada kapıyı açtığımızda doğrudan o